Vasiyetnamenin İptali Davası

Vasiyetnamenin İptali Sebepleri ve Davası

Vasiyetnamenin Geçersizliği ve İptali Davası

Vasiyetnamenin İptali ve Davası Nedir?

Vasiyetnamenin iptali, vasiyetnamenin aşağıda belirtilen geçerlilik koşullarını taşımadığı durumlarda, yani geçersizliği durumunda, Medeni Kanun tarafından belirlenmiş olan geçersizlik yöntemidir.

Vasiyetnamenin iptali davası, vasiyetnamenin geçerliliği koşullarının olmaması durumunda başvurulabilecek hukuki itiraz yolu, yani açılabilecek dava türüdür.

Vasiyetname, vasiyet, miras sözleşmesi, bunların türleri ve şekillerine dair detaylı bilgi için; Vasiyet, Vasiyetname ve Miras Sözleşmesi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

 

Vasiyetnamenin Geçerliliği ve Geçerlilik Şartları

Miras bırakan tarafından düzenlenen bir vasiyetnamenin geçerliliği, aşağıdaki şartlara uygun olmasına bağlıdır:

  • Miras bırakan, vasiyeti bıraktığı anda tasarruf ehliyetine sahip olmalıdır (ayırt etme gücüne sahip ve 15 yaşını doldurmuş olması gerekir)
  • Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmamış olması
  • Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olmaması gerekir
  • Tasarrufun kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun yapılmış olması gerekir

 

Vasiyetnamenin İptali Sebepleri

Vasiyetnamenin, Medeni Kanunda düzenlenen ve yukarıdaki Vasiyetnamenin Geçerliliği ve Geçerlilik Şartları başlığı altında verilen geçerlilik şartlarına uymaması, vasiyetnamenin iptali sebebidir.

Yani, vasiyetnamenin iptali sebepleri, şunlardır:

  • Miras bırakan, vasiyeti bıraktığı anda tasarruf ehliyetine sahip olmayışı
  • Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması
  • Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması
  • Tasarrufun kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun yapılmamış olması

Vasiyetname ile yapılan tasarrufun ifasının mümkün olmaması veya vasiyet konusunun vasiyetçiye ait olmaması gibi durumlar, vasiyetnamenin iptali için bir sebep oluşturmazlar.

Miras Bırakanın Okur Yazar Olmaması Durumunda Vasiyetin Geçerliliği ve Vasiyetnamenin İptali

Okuma yazma bilmeyen kişilerin düzenledikleri vasiyetnamenin geçerli olması, aşağıdaki şekil şartına uygun olarak düzenlenmesine bağlıdır:

Memur iki tanığın önünde, vasiyetnameyi miras bırakana okur ve bunun üzerine miras bırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından miras bırakana okunduğunu ve onun vasiyetçinin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.

Miras bırakanın okur yazar olmaması halinde, yukarıdaki şarta uygun olarak düzenlenmemiş vasiyetnamelerin iptali istenebilir.

Ortak Vasiyetnamenin Geçerliliği ve Ortak Vasiyetnamenin İptali

Ortak vasiyetnameler, Medeni Kanunda belirlenen geçerlilik şartlarına uygun olarak düzenlendikleri takdirde geçerli olup, ancak bu yazıda belirtilen şartları taşımaması halinde ortak vasiyetnamenin iptali davasına konu olabilirler.

Ortak vasiyetnamelerin geçerlilik şartları konusunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/12298E 2019/146K sayılı kararında da, aşağıdaki ifadeleri kullanılmıştır:

Bilindiği üzere; birden fazla miras bırakanın ölümlerinden sonra hüküm ifade etmek üzere, mamelekleri üzerinde tek taraflı olarak tasarrufta bulunmak gayesiyle, birlikte arzularını açıklamalarına ortak vasiyetname denir. Ortak vasiyetnamelerin bu niteliği alabilmeleri için önemli olan vasiyetnamelerin bir tek işlemde (uno actu) birleşmeleri olmayıp birden fazla şahsın mamelekleri üzerinde birlikte tasarrufta bulunma müşterek iradelerinin varlığıdır. Başka bir ifade ile aynı işlemle yapılan birbiriyle iç içe geçmiş ve biri diğerine bağımlı vasiyetnameler ortak vasiyetname sayılır. Bu hali ile birisi bakımından şekil şartı tamam olmakla beraber diğeri yönünden şekil şartı eksik kalan vasiyetnameleri geçerli saymak mümkün değildir.

Gerek doktrin de ve gerekse de Yargısal kararlar incelendiğinde genel olarak ortak vasiyetnamenin değil ama Medeni Kanundaki şekil şartlarından birine (resmi-el yazısı-sözlü vasiyet) uyularak yapılmamış olanların geçersiz olduğu sonucuna varılabilir ki bu da birlikte yapılan vasiyet olacaktır. Örneğin, bir el yazısı vasiyetnameyi vasiyetçilerden biri, her iki miras bırakanın arzularını açıklayacak şekilde yapmış ve sonra her ikisi de imzalamış iseler veya vasiyetçiler, birlikte noter önünde son arzularını açıklamış ve noter de her iki iradeyi kapsayacak şekilde bir tek belge düzenlemiş ise o zaman vasiyetname kanundaki şartlara uygun olarak yapılmadığı için geçersiz olacaktır.

Yanılma, Aldatma, Korkutma (İkrah), Zorlama Halinde Vasiyetnamenin Geçerliliği ve İptali

Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama gibi iradeyi sakatlayan sebeplerin iptal davasında göz önüne alınabilmesi için, yapılan tasarrufla bu sebepler arasında bir sebep sonuç bağı bulunması gerekir. Tasarruf, iradeyi sakatlayan sebepler yüzünden yapılmış, yani tasarruf yapılırken miras bırakan bu sebeplerin etkisi altında kalmış olmalıdır. Etki derecesinin belirlenmesi, tasarruf sahibinin durumuna göre takdir edilmelidir.

Nitekim bu hususla ilgili olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2004/12427E ve 2004/143388K sayılı kararında, şu ifadeler kullanılmaktadır:

İkrah (korkutma) kişinin irade serbestisini ihlal suretiyle onu gerçek isteğine uymayan bir beyanda bulunmak zorunluluğunda bırakan, hukukun caiz görmediği davranışlardır. İkrah maddi ve manevi olmak üzere iki türlüdür. Bir kimseye o akdi yapmasını temin için maddi tazyik yapılmışsa, örneğin eli tutularak zorla sözleşmenin altı imzalatılmışsa bu halde maddi ikrah hali varsayılır. Öte yandan bir kimsede korku yaratarak ona istenilen işlemi yaptırmayı amaçlayan tehdide de manevi ikrah denilir.

Her iki ikrah türünde de ikrahın ciddi olması, ikrahın ağır bir tehlike teşkil etmesi, tehdidin yaratacağı tehlikenin derhal gerçekleşecek nitelikte olması, tehdidin bizzat akdin tarafına veya yakınlarına yapılması ve yapılan tehdidin haksız ve hukuka aykırı olması, tehdidin şahsa, namusa, cana, mala veya hürriyete yönelmiş bulunması ve nihayet tehdit ile yapılan işlem arasında illiyet bağı bulunması koşulu aranır.

 

Vasiyetnamenin İptali Davası Nerede, Ne Zaman, Nasıl Açılır?

Vasiyetnamenin iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise miras bırakanın yerleşim yeri mahkemesidir.

Vasiyetnamenin iptali davası açma hakkı, davacının miras bırakanın vasiyetname ile yaptığı tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl geçince düşer. Fakat bu hak, vasiyetnamenin açılma tarihinin üzerinden her koşulda iyi niyetli davalılara karşı 10 yıl, iyi niyetli olmayan davalılara karşı ise 10 yıl geçince düşer. Bu süreler, davada hakim tarafından resen gözetilmek durumundadır.

Vasiyetnamenin iptali davası, miras bırakan sağken açılamaz, zira miras henüz açılmamış durumdadır. Başka bir deyişle, miras bırakanın ölümünden önce, mirasçılar ve vasiyet alacaklıları henüz hak sahibi olmadıkları için, vasiyetnamenin iptali davası açamazlar.

Vasiyetnamenin iptali davası, iptalde menfaati olan her mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Mirasçı veya vasiyet alacaklısı sıfatını taşımayan kişiler tarafından açılamaz. Örneğin, tereke alacaklıları, tereke borçluları veya bir mirasçının alacaklısı, iptal davası açamaz.

Vasiyetnamenin iptali davasında, vasiyetnamenin içeriğinin tamamının veya varsa yalnızca iptali gereken kısmının iptali istenebilir.

Vasiyetnamenin iptali davasında davalı taraf, davacı veya davacılar aleyhine iptali istenen ölüme bağlı tasarruftan doğrudan doğruya mirasa ilişkin yarar sağlayan kişilerdir.

Açılacak olan vasiyetnamenin iptali davasında davacı, Vasiyetnamenin İptali Sebepleri başlığı altında verilen iptal sebeplerinden birinin olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.